GAZİANTEP
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
ŞubatMartNisan
PztSalÇarPerCumCmtPaz
272812345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829303112
3456789
Mevzuat
Tarih: 23.08.2012 23:00:00 | Okunma Sayısı: 4083 | | |
CMK Uygulaması ile ilgili Yasal Düzenlemeler
 
1-TBB CMK Yönetmeliği (14.10.1997 gün ve 1747/70 nolu genelge)
(3842 SAYILI YASA (CMK) İLE İLGİLİ YÖNETMELİK)
 
AMAÇ
Madde 1- Bu yönetmeliğin amacı, Barolarca müdafi olarak atanan avukatlara ödenecek ücret ve görevin yapılması için gerekli giderleri karşılamak üzere Maliye Bakanlığı’nca Türkiye Barolar Birliği hesabına aktarılan ödeneğin kullanımı ile Barolar arasında dağılımın usul ve esaslarının saptamaktadır.
 
KAPSAM
 
Madde 2- Bu yönetmelik, CMK’un değişik 138. maddesi uyarınca müdafi olarak atanan avukatlara Barolarca ödenecek ücret ve görevin yapılması için gerekli gider ödemelerinin karşılanması ve ödeneğin kullanımı için Türkiye Barolar Birliği’nce barolarar dağıtımın ve barolarca avukatlara yapılacak ödemelerin usul ve esaslarının kapsamaktadır.
 
HUKUKİ DAYANAK
 
Madde 3- Bu yönetmelik, CMK’un değişik 146. maddesinin Türkiye Barolar Birliği’ne yüklediği görev ve verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanmış ve yürürlüğe konmuştur.
 
ÖDENEĞİN KAYNAĞI
 
Madde-4 CMK’un değişik 146/2 maddesine göre Maliye Bakanlığı’nca her yıl Türkiye Barolar Birliği hesabına aktarılması zorunlu olan ödenektir.
 
ÖDENEĞİN KULLANILMASI
 
Madde 5- Türkiye Barolar Birliği’ne ve Barolara aktarılan bu ödenek, Birliğin veya baroların kendi hesabından ayrı bir hesapta tutulur. CMK ödeneğinin ana parası ve alınan faizinden, bu hizmetin yürütülmesi için eğitim, donanım ve personel ücreti gibi gerekli giderler dışında, Birliğin ve Baroların hesabına aktarma yapılamaz.
 
Barolar müdafi olarak atanan avukatlara ücret ve görevin yapılması için taşıt ve konaklama giderleri gibi gerekli giderleri bu ödenekten öderler.
 
DAĞITIM ESASLARI
 
Madde 6-Ödeneğin dağıtılmasında, baroların üye sayısı, önceki dönemlerde müdafi atanan iş sayıları ve ödenen miktarlar ve barolarda kalan bakiyeler, baroların bulunduğu illerin coğrafi durumları, şartları ve ödenek talepleri göz önünde tutulur.
 
Barolar bu yönetmelik gereğince yapılacak ödemelerin muhasebesini tutmak ve Türkiye Barolar Birliği’ne gecikmeksizin bilgi aktarmak amacı ile bilgisayar sistemi kurarlar ve Türkiye Barolar Birliği’nde bu hizmetin yürütülmesi amacı ile kurulan bilgisayar sistemine bağlanırlar. Bu sistem kuruluncaya kadar Barolar hizmet karşılığı avukatlara yapılan ödemeleri on beşer günlük raporlar halinde ödeme yapılan avukatın ad, soyad ve sicil numarası ile işin hazırlık veya dosya numarasını ve kendisine hukuki yardım yapılan kişi veya kişilerin ad ve soyadları ile temin edilebilirse tebligata uygun adreslerinin bildirmek
zorundadırlar. Ayrıca eğitim, donanım, personel ve yol giderlerinin de detaylandırarak yukarıda belirtilen on beş günlük raporlarla Türkiye Barolar Birliği’ne bildirirler.
Barolar her ayın ilk haftasında bir önceki aya ilişkin hesap durumunu; Türkiye Barolar Birliği arasında her üç aylık ödenme sonunda hesap mutabakatını sağlanır. 
 
TARİFE
 
Madde 7- Barolarca tayin edilen avukata ödenecek ücret miktarının saptamak üzere Türkiye Barolar Birliği’nce Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrı olarak CMK ücret tarifesi hazırlanır; bu tarife Adalet Bakanlığı’nca onaylanarak yürürlüğe girer.
 
AVUKATA ÖDEME
 
Madde 8- Müdafi tayin edilen avukata, CMK Ücret Tarifesine göre makbuz karşılığı ödeme yapılır. Soruşturma ve yargılamada ayrı ücret ödenir.
 
Hazırlık veya son soruşturmada birden fazla sanığa menfaat çatışması olmadığı sürece tek müdafii tayin edilebilir ve müdafi tayin edilen avukata her sanık için ayrı ücret ödenir.
 
GÜVENLİĞİN SAĞLANMASI
 
Madde 9- Müdafi tayin edilen avukatın çağrılan yerer ulaşması için gerekli yol giderleri ile, hizmetin görülmesi için gerekli sair giderler CMK ödeneğinden, belge karşılığı, baro tarafından ödenir.
 
Müdafiinin görev yerine güvenli bir şekilde gidiş dönüşünü ve görev yerindeki güvenliğinin sağlamak için gereken tedbirler ilgili zabıt veya C. Başsavcılığı veya Mahkemece alınır. Bütün kamu kurum ve kuruluşları da bu hizmetin yerine getirilmesinde yardımcı olmakla yükümlüdürler.
 
GERİ ALMA
 
Madde 10- Bu yönetmelik hükümlerine göre avukata ödenen ücret ve görevin yapılması için ödenen zorunlu giderler, yargılama giderleri ile mahkum olan ve ödeme gücü bulunan sanıklardan Türkiye Barolar Birliği’nce geri alınabilir. Türkiye Barolar Birliği bunun için ilgili Baro Yönetimine yetki verebilir.
 
Bu yolla tahsil edilen paralar, Birlik ve Barolar tarafından aynı amaçla kullanılır.
 
YÜRÜRLÜK
 
Madde 11- Bu Yönetmelik, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun 04.10.1997 tarih, 134/3 Nolu kararıyla onaylanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.
 
UYGULAMA- YÜRÜRLÜK
 
Madde 12- Bu yönetmelik hükümleri Türkiye Barolar Birliği’nce uygulanır ve yürütülür.
 
Madde 13- Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 13.02.1993 tarihli toplantısında kabul edilerek yürürlüğe konulan yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
  
 

CMK Uygulaması ile ilgili Yasal Düzenlemeler
 
A- CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU’NUN UYGULAMAYA İLİŞKİN HÜKÜMLERİ:           
 
Madde 126 (Değişik: 8.6.1936- 3006/1 md.) Cumhuriyet Savcısı kamu davasını açmadığı veya sanığın tutukluluğunun devamına lüzum görmediği takdirde tutuklama müzekkeresi hükümsüz kalır. Bu hallerde Cumhuriyet, Savcısı sanığı hemen salıverir.
 
Meşhut cürümde yakalama, meşhut suç:
Madde 127 — (Değişik: 8.6.1936 -3006/1 md.) Meşhut cürüm sırasında rastlanan veya meşhut cürümden dolayı takip olunan şahsın firarı umulur veya hemen hüviyetini tayin mümkün olmazsa tutuklama müzekkeresi olmaksızın dahi o şahsı herkes muvakkaten yakalayabilir. Cumhuriyet Savcısı veya derhal amirlerine müracaat imkanı olmayan hallerde zabıta memurları, tutuklama müzekkeresi kesilmesini müstelzim ve aynı zamanda tehirinde mazarrat umulan hususlarda sanığı muvakkaten yakalayabilirler.
Takibi şikayete bağlı olup küçüklere yahut beden veya akıl hastalığı yahut rnalüliyet dolayısıyla kendisini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen meşhut cürümlerde sanığın yakalanması şikayete bağlı değildir.
 
işlenmekte olan suç, meşhut suçtur.
 
Henüz işlenmiş olan suç ile suçun işlenmesinden hemen sonra zabıta veya suçtan zarar gören şahıs yahut başkaları tarafından takip edilerek veya suçun pek az evvel işlendiğini gösteren eşya veya izlerle yakala­nan kimsenin işlediği suç da meşhut suç sayılır.
 
Yakalanan kimsenin sorguya çekilmesi:
Madde 128- (Değişik: 18.11.1982 - 3842/9 md.) (Değişik birinci cümle: 6.3.1997 4229/1 md.) Yaka­lanan şahıs bırakılmazsa, yakalama yerine en yakın sulh hakimine gönderilmesi için zorunlu süre hariç yirmi dört saat içinde sulh hakiminin önüne çıkarılır ve sorguya çekilir. Yakalananın talebi halinde müdafi de sorguda hazır bulunabilir.
 
Üç veya daha fazla kişinin bir suça iştirak suretiyle toplu olarak işlenen suçlarda , delillerin toplanmasındaki güçlük veya fail sayısının çokluğu ve benzeri nedenlerle Cumhuriyet Savcısı bu sürenin dört güne kadar uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. (Değişik son cümle: 6.3.1997 -4229/1 md.) Soruşturma bu sürede sonuçlandırılmazsa Cumhuriyet Savcısının talebi ve sulh hakiminin kararı ile süre yedi güne kadar uzatılabilir.
 
Sulh hakimi yakalamayı gerektiren bir hal görmez veya yakalama sebepleri ortadan kalkmış bulunursa yakalanan şahsın bırakılmasına karar verir.
 
Yakalama süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet Savcısının yazılı emrine veya yakalama işlemine karşı, yakalanan kişi veya müdafii veya kanuni mümessili veya birinci veya ikinci derecede kan hısımı veya eşi hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh hakimine başvurabilirler. Sulh hakimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhal ve nihayet yirmi dört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya süre uzatmanın yerinde olduğu kanısına varırsa müracaatı reddeder veya yakalananın derhal soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verir.
 
Yakalama süresinin dolması veya hakimin serbest bırakma kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya konu olan fiil sebebiyle yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet Savcısının kararı olmadıkça bir daha bu madde hükmü uygulanmaz.
 
Yakalanan kimsenin mahkemeye götürülmesi:
Madde 129 (Değişik: 21.5.1985 - 3206/26 md)
Yakalanan şahıs, hakkında kamu davası açılmış ise hemen, evvelce sulh hakimliğince sorgusu yapılmış ise bu hakimin kararı ile yetkili mahkemeye götürülür.
 
Mahkeme yakalanan şahsın serbest bırakılmasına veya tutuklanmasına aynı gün karar verir.
Şikayete bağlı suçlarda sanığın yakalanmasından alakadarlara haber verilmesi
 
Madde 130-Takibi şikayete bağlı olan suç hakkında 127 nci maddenin son fıkrasına göre şikayetten evvel fail yakalanmış olursa, şikayete yetkili olan kimseye ve bunlar birden fazla ise hiç olmazsa birine yakalanma keyfiyetinden haber verilir.
 
Bu hususta dahi 126 ncı madde hükmünün tatbiki kabildir.
 
Yakalanma müzekkeresi ve sebepleri:
Madde 131 Tutuklanacak şahıs kaçak olur veya saklanmış bulunursa tutuklama müzekkeresine müsteniden Cumhuriyet Savcısı ve zaruret halinde hakim ta­rafından hakkında yakalama müzekkeresi verilebilir.
                                                                  
Evvelce verilmiş bir tutuklama müzekkeresi olmaksızın bir şahıs hakkında yakalama müzekkeresi verilmesi ancak hapishaneden yahut yakalanmış iken muhafızların elinden kaçması hallerinde mümkündür. Bu takdirde zabıta idareleri dahi yakalama müzekkeresi  verebilirler.
 
Yakalama müzekkeresi tutuklanan şahsın mümkün olduğukadar açıkça kendini ve şeklini ve kendisine atfedilen suçu ve nereye gönderileceğini muhtevi olur.
 
108, 109 uncu maddeler hükmü yakalama müzekkeresiyle tutulan şahıslar hakkında dahi caridir.
 
İfade alma ve sorgu (18.11.1992 -3842/11 md.)
İfade veya sorgu için celp:
Madde 132 (Değişik: 18.11.1992 3842/11 md.) Kişi, ifade alınması veya sorgu için celpname ile davet olunur. Gelmezse zorla getirileceği celpnameye yazılabilir.
 
Sanığın ihzarı:
Madde 133 Hakkında tutuklama müzekkeresi kesilmesi için kafi sebepler bulunan sanığın ihzarı emredilebilir.
 
İhzar müzekkeresi, sanığın açıkça kim olduğunu ve şeklini ve kendisine atfedilen suçu ve zorla getirilmesi sebeplerini muhtevi olur.
 
(Ek: 5.3.1973- bir sureti sanığa verilir. 1696/19 md.) Ihzar müzekkeresi­nin
 
İhzar olunan sanığın sorguya çekilmesi:
Madde 134 — (Değişik: 5.3.1973 - 1696/20 md.) Ihzar müzekkeresi ile çağrılan şahıs derhal, mümkün olmadığı takdirde yol süresi hariç en geç kırk sekiz saat içinde çağıran hakimin önüne götürülür ve sorguya çekilir.
 
İhzar, getirme için muhik görülecek bir zamanda başlar ve hakim tarafından sorguya çekilmenin sonuna kadar devam eder.
 
ifade ve sorgunun tarzı:
Madde 135 — (Değişik: 18.11.1992 3842/12 md) Zabıta amir ve memurları ile Cumhuriyet Savcısı
tarafından ifade almada ve hakim tarafından sorguya çekilmede aşağıdaki hususlara uyulur:
 
1. İfade verenin veya sorguya çekilenin kimliği tespit edilir. İfade veren veya sorguya çekilen kimliğe
ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmak zorundadır.
 
2.Kendisine isnad edilen suç anlatılır.
 
3 Müdafii tayin hakkının bulunduğu, müdafi tayin edebilecek durumda değilse baro tarafından tayin edilecek bir müdafi talep edebileceği ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği, isterse müdafiin soruşturmayı geciktirmemek kaydı ile ve vekaletname aranmaksızın ifade veya sorguda hazır bulunacağı bildirilir; yakınlarından istediğine yakalandığını duyurabileceği söylenir.
 
4. İsnad edilen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu söylenir.
 
5 .Şüpheden kurtulması için somut delillerinin top­lanmasını talep edebileceği hatırlatılır ve kendisi aleyhine varolan şüphe sebeplerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek imkanı verilir.
 
6. İfade verenin veya sorguya çekilenin şahsi halleri hakkında bilgi alınır.
 
7. ifade ve sorgu bir tutanakla tespit edilir. Bu tutanakta;
 
a) ifade verme veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih,
 
b) İfade verme veya sorguya çekme sırasında hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatlan ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği.
c) İfade vermenin veya sorgunun yapılmasında yukarıdaki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, bu iş­lemler yerine getirilmemiş ise sebepleri,
 
d) Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan müdafii tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı,
 
e) İmzadan imtina halinde bunun nedenleri yer alır.
 
Yasak sorgu yöntemleri:
Madde 135/a — Ek: 18.11.1992 - 3842/13 md.) ifade verenin ve sanığın beyanı Özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, zorla ilaç verme, yorma, aldatma, bedensel cebir ve şiddette bulunma, bazı araçlar uygulama gibi iradeyi bozan bedeni veya ruhi müdahaleler yapıla­maz.
 
Kanuna aykırı bir menfaat vaat edilemez.
 
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen yasak yöntemlerle elde edilen ifadeler rıza olsa dahi delil olarak değerlendirilemez.
  
ONBİRİNCİ FASIL
Müdafaa
 
Yakalanan veya sanığın müdafii seçimi:
Madde 136 (Değişik: 18.11.1992 3842/14 md.) Yakalanan kişi veya sanık. soruşturmanın her hal ve derecesinde bir veya birden fazla müdafiin yardımından faydalanabilir. Kanuni temsilcisi varsa o da yakalanana veya sanığa bir müdafi seçebilir.
 
Zabıta amir ve memurları tarafından yapılacak sorgulama işlemlerinde, ancak bir müdafii hazır bulunabilir. Cumhuriyet Savcılığı işlemlerinde bu sayı üçü geçemez.
 
Zabıtaca yapılan soruşturma da dahil olmak üzere, soruşturmanın her safhasında mudafiin yakalanan kişi veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı en­gellenemez kısıtlanamaz. 
 
Müdafiler
Madde 137 Müdafi avukatlık veya dava vekilliği etmeye kanuni selahiyeti olan kimselerden intihap olunabilir.
 
Baronun nıüdafii tayini
Madde 138 — (Değişik: 18.11.1992 - 3842/15 md.) Yakalanan kişi veya sanık müdafii seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse talebi halinde baro tarafından kendisine bir müdafi tayin edilir. Yakalanan kişi veya sanık on sekiz yaşını bitirmemiş yahut sağır veya dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede malul olur ve bir müdafide bulunmazsa talebi aranmaksızın kendisine müdafi tayin edilir.  
 
Tayin edilen müdafiin görevinin sona ermesi:
Madde 139 Değişik: 18.11.1992 -3842/16md)
Sanık sonradan bir ınüdafiİ seçerse evvelce baro tarafından tayin edilmiş müdafiin görevi son bulur.
 
Tayin edilecek müdafiler:
Madde 140 — (Değişik: 18.11.1992 – 3842/17 md.) Müdafi, soruşturmanın veya yargılamanın yapıl­dığı yer barosunca tayin edilir.
 
Müdafii vazifesini ifa etmediği takdirde yapılacak muamele:
 
Madde 141 — 138 inci madde hükmüne göre tayin olunan müdafi duruşmada hazır bulunmaz veya vakitsiz olarak duruşmadan çekilir veya vazifesini ifadan kaçınırsa reis maznuna derhal diğer bir müdafi tayin edebilir. Bu takdirde mahkeme duruşmanın talikine de karar verebilir.
 
Eğer yeni müdafi müdafaasını hazırlamak için vaktin müsait olmadığını beyan ederse ‘duruşma tehir veya talik olunur. Müdafınin kusuru neticesi olarak duruşmanın talik olunduğu hallerde müdafii hakkında tertip edilecek inzibati cezalardan maada bu talikten mütevellit masarif dahi kendisine tahmil olunur.
 
Yakalanan kişi ve sanığın birden fazla olması ha­linde savunma:
Madde 142 — (Değişik: 18.11.1992- 3842/18 md.) Yakalanan kişi veya sanıklar birden fazla ise ve menfaatleri de birbirine uygun ise, müdafi seçemeyenlerin savunması bir müdafie verilebilir.
 
Müdafiin dava evrakını tetkiki:
Madde 143 — (Değişik: 18.11.1992 - 3842/19  md.) Müdafi hazırlık evrakı ile dava dosyasının tama­mını inceleme ve istediği evrakın bir suretini harçsız alma hakkına sahiptir.
 
Müdafıinin hazırlık evrakını incelemesi veya ha­zırlık evrakından suret alması hazırlık soruşturmasının gayesini tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine sulh hakimi kararıyla hazırlık soruşturması sırasında bu hak kısıtlanabilir.
 
Yakalanan kişinin veya sanığın sorgusunu içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve yakalanan kişi veya sanığın hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında ikinci fıkra hükmü uygulanamaz..
  
Yakalanan veya tutuklunun müdafii ile görüşmesi:
Madde 144— (Değişik: 18.11.1992 - 3842/20 md.) Yakalanan veya tutuklu bulunan kişi vekaletname aranmaksızın rnüdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duymayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tabi tutulamaz.
 
Duruşma sırasında maznuna müşavir olarak bulu­nabilecek kimseler:
Madde 145 (Değişik birinci fıkra: 18.11.1992-3842/21 md.) Duruşma sırasında sanığın eşinin müşavir  sıfatıyla bulunmasına müsaade edilir ve dilerse dinlenir.
 
(Değişik 21.5.1985- 3206/28 md.) Sanığın kanuni mümessilleri hakkında da aynı hüküm uygulanır .
 
Müdafi ücreti: 
MADDE 146- ( Değişik 18.11.1992-3842/20 md.) Baro tarafından tayin edilen müdafie, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak bu tarifenin hazırlanış yöntemine göre tespit edilecek ücret ödenir. İleride yargılama giderleri ile mahkum olan sanıklardan müdafie ödenen ücreti ödeyebilecek durumda olanlara Türkiye Barolar Birliği’nin rücu hakkı vardır.
 
492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1) ve (3) sayılı tarifelere göre alınan yargı harçlarının % 15 ‘i ve idari nitelikteki para cezaları hariç olmak üzere para cezalarının %15’i bir önceki yıl kesin hesabına göre tespit edilen toplam miktar esas alınarak yılı içinde Maliye ve Gümrük Bakanlığınca Türkiye Barolar Birliği hesabına aktarılır. Birinci fıkraya göre ödenecek ücretler bu hesaptan karşılanır.
 
Türkiye Barolar Birliği tarafından barolar arasında yapılacak dağıtımın usul ve esasları Barolar Birliğince çıkarılacak yönetmelikte gösterilir

 

21 MAYIS 2007 TARİHLİ 26528 SAYILI RESMİ GAZETE’DE YAYINLANAN DEĞİŞİKLİKLERİ DE KAPSAYAN CEZA MUHAKEMESİ KANUNU GEREĞİNCE MÜDAFİ VE VEKİLLERİN GÖREVLENDİRİLMELERİ İLE YAPILACAK ÖDEMELERİN USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK
 
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine müdafi veya vekillerin görevlendirilmeleri ile bu kişilere yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince müdafi veya vekil görevlendirilmesi ile bu kişilere yapılacak ödemeleri kapsar.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 150, 234 ve 239 uncu maddeleri ile 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 13 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte yer alan;
a) Baro: Hukukî yardımın yapılacağı yerin bağlı bulunduğu baroyu,
b) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi,
c) Soruşturma: Yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden; kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen hâllerde bu kararın kesinleşmesine, kamu davası açılan hâllerde ise iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,
ç) Tarife: Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 13 üncü maddesi gereğince Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak her yıl Adalet ve Maliye Bakanlıklarınca hazırlanan ve müdafi veya vekillere ödenecek meblâğları gösteren tarifeyi,
d) Ücret: (Değişik:RG-21/05/2007-26528) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen müdafi veya vekile Tarife gereğince ödenecek meblâğ ile 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümleri uyarınca mutat olan taşıta göre gerçek masraf üzerinden yapılan zorunlu yol giderlerini, acele ve zorunlu hâllerde ise, bu Yönetmeliğin 11 inci maddesinde sayılan mercilerin kabûlü üzerine mutat taşıt dışındaki araçlarla yapılan zorunlu yol giderlerini,  
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Müdafi veya Vekillere İlişkin Hükümler
Müdafi veya vekillerin görevlendirilmesi
MADDE 5 – (1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, görevlendirilecek müdafie yapılacak ödemelerin yargılama giderlerinden sayılacağı ve mahkûmiyeti hâlinde kendisinden tahsil edileceği hususu hatırlatılarak talep ettiği takdirde barodan bir müdafi görevlendirmesi istenir.
(2) Şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malûl veya sağır ve dilsiz ise ya da hakkında alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı soruşturma ya da kovuşturma yapılıyorsa istemi aranmaksızın barodan bir müdafi görevlendirmesi istenir. Ancak bunun için şüpheli veya sanığın müdafiinin olmaması şarttır.
(3) İkinci fıkrada sayılan hâllerde kovuşturma aşamasında sanığa iddianamenin tebliği için çıkarılan çağrı kâğıdına ayrıca "tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde müdafii bulunup bulunmadığını bildirmesi, bildirimde bulunmadığı takdirde barodan bir müdafi görevlendirmesinin isteneceği, görevlendirilen müdafie ödenecek ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı ve mahkûmiyeti hâlinde kendisinden tahsil edileceği" hususunu hatırlatan meşruhat verilir. Sanığın tutuklu olması hâlinde Ceza Muhakemesi Kanununun 176 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince yapılan işlemler sırasında yukarıda belirtilen meşruhat hatırlatılır. Sanık tarafından bildirimde bulunulmadığı, tebligat yapılamadığı veya tutuklu sanığın müdafii olmadığını bildirmesi hâlinde duruşma günü beklenmeksizin barodan bir müdafi görevlendirmesi istenir.
(4) Vekili bulunmayan mağdur, şikâyetçi veya katılanın talep etmesi hâlinde, barodan bir vekil görevlendirmesi istenir.
(5) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince mağdur veya suçtan zarar gören için zorunlu olarak vekil görevlendirilmesi gereken hâllerde istemi aranmaksızın barodan bir vekil görevlendirmesi istenir. Ancak bunun için mağdur veya suçtan zarar görenin vekilinin olmaması şarttır.                
(6) Müdafi veya vekil görevlendirilmesi; soruşturma evresinde ifadeyi alan merci veya sorguyu yapan hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından barodan talep edilir.
Görevlendirme esasları
MADDE 6 – (1) Soruşturma evresinde görev yapan müdafi veya vekil, engel bulunmadığı takdirde kovuşturma evresinde de öncelikle görevlendirilir.
(2) Soruşturma veya kovuşturma makamlarınca aralarında menfaat çatışması bulunduğu bildirilmediği takdirde birden fazla şüpheli, sanık, mağdur, şikâyetçi, suçtan zarar gören veya katılan için aynı müdafi veya vekil görevlendirilebilir.
(3) Baro tarafından müdafi veya vekil olarak atanan avukat, haklı mazereti hâlinde görevlendirilmesine ilişkin yazıya dayanarak başka bir avukata yetki verebilir.
(4) Müdafi veya vekilin mesleği bırakması ya da kanunî engellerle davadan çekilmesi hâlinde, baro tarafından yeni bir müdafi veya vekil görevlendirilir.
(5) Dosyada görevli müdafi veya vekilin, istinaf veya temyiz kanun yolu muhakemesinde yapılacak duruşmaya katılmayacağını bildirmesi durumunda, zorunlu müdafi veya vekil gerektiren hâllerde görevlendirme, kanun yolu incelemesini yapacak mahkeme tarafından o yer barosundan istenir.
(6) Müdafi veya vekil, soruşturma evresinde ya da duruşmada hazır bulunmaz veya vakitsiz olarak duruşmadan çekilir veya görevini yerine getirmekten kaçınırsa, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme derhal başka bir müdafi veya vekil görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar.
                Görevin sona ermesi         
MADDE 7 – (1) Müdafi veya vekilin görevi;
a) Soruşturma evresinde; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi, yetkisizlik veya görevsizlik kararı, kamu davası açılması hâlinde ise iddianamenin kabulü kararı verilmesi,
b) Kovuşturma evresinde; yargılamanın yapıldığı il veya ilçe dışında yargılamayı gerektirir görevsizlik veya yetkisizlik kararı, esasa ilişkin hükmün kesinleşmesi ya da davanın nakline karar verilmesi,
c) Müdafi, vekil veya kendisine müdafi ya da vekil görevlendirilen kişinin ölmesi,
ç) Kişinin kendisine bir müdafi veya vekil seçmesi,
hâllerinde sona erer.
(2) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilen müdafi veya vekil azledilemez.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Ödeme Usul ve Esasları
Ücret
MADDE 8 – (1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen müdafi veya vekile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak hazırlanacak "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" gereğince ödenecek meblâğ Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanır.
(2) Müdafi veya vekilin görevi gereği yaptığı zorunlu yol giderleri ayrıca ödenir.
(3) Müdafi veya vekile Tarife gereğince ödenen meblâğ ile zorunlu yol giderleri yargılama giderlerinden sayılır.
Tarife
MADDE 9 – (1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen müdafi veya vekile ödenecek meblâğ, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından her yıl Aralık ayında hazırlanan ve 1 Ocak tarihinden geçerli olmak üzere düzenlenen Tarifede gösterilir. Tarife ayrıca Resmî Gazete’de yayımlanır.
Ödemeye ilişkin esaslar
MADDE 10 – (1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafi veya vekile soruşturma ve kovuşturma evreleri için ayrı ayrı olmak üzere Tarifede belirlenen ücret ödenir.
(2) Soruşturma evresinde kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısı ve mahkeme huzurunda yapılan ifade alma veya sorgu için farklı avukatların görevlendirilmesi hâlinde tek bir ücret ödenir ve bu ücret görevli avukatlara katkıları oranında paylaştırılır.
(3) Aynı soruşturma veya kovuşturma evresinde bir kişi için aynı avukata birden fazla ücret ödenmez.
(4) Aralarında menfaat çatışması bulunmayan birden fazla şüpheli, sanık, mağdur, şikâyetçi, suçtan zarar gören veya katılan için görevlendirilen aynı müdafi ya da vekile bu kişilerin her biri için ayrı, ancak en fazla on kişi ücreti ödenir.
(5) Yetki belgesi ile görevlendirilen avukata ayrıca ücret ödenmez.
(6) Müdafi veya vekil olarak görevlendirilen avukatın mesleği bırakması ya da kanunî engellerle davadan çekilmesi hâlinde baro tarafından yeniden görevlendirilen müdafi veya vekile de Tarifede yazılı ücret ödenir.
(7) Bu Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen görevsizlik ile yetkisizlik veya davanın nakli sebebiyle müdafilik ya da vekillik görevinin sona ermesi hâllerinde Tarifede yazılı ücret ödenir.
(8) Kovuşturma evresinde görevsizlik kararı verilerek dosyanın yargılamanın yapıldığı il veya ilçe içindeki üst dereceli mahkemeye gönderilmesi hâlinde Tarifede yazılı ücretler arasındaki fark ilâveten ödenir.
(9) Kişinin kendisine bir müdafi veya vekil seçmesi nedeniyle görevi sona eren müdafi ya da vekile Tarifede yazılı ücret ödenir.
(10) Cumhuriyet savcılığı veya mahkemenin talebi üzerine istinabe işlemi sırasında görevlendirilen müdafi veya vekile Tarifede yazılı ücretin yarısı ödenir.
(11) (Değişik:RG-21/05/2007-26528) Müdafi veya vekillik ücretinin belirlenmesinde ücrete hak kazanılan hukukî yardımın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Tarife esas alınır.
Ücretin ödenme usulü
MADDE 11 – (Değişik:RG-21/05/2007-26528)
(1) Müdafi veya vekil; soruşturma evresinde ifade alma ve sorguya, kovuşturma evresinde ise bir oturuma katılmakla Tarifede belirlenen meblâğı almaya hak kazanır.
(2) Zorunlu yol giderlerine de buna ilişkin belge, gider pusulası veya avukatın rayice uygun yazılı beyanı üzerine hak kazanılır.
(3) Müdafi veya vekilin; görevlendirme yazısı, katıldığı soruşturma veya kovuşturma evresine ilişkin tutanağın onaylı örneği, evrakın çok sayıda olması hâlinde ilk ve son sayfası ve varsa yapmış olduğu zorunlu yol giderlerine ilişkin belge, gider pusulası veya rayice uygun yazılı beyanı ile serbest meslek makbuzunu baroya vermesi üzerine, baro tarafından bu Yönetmelik ve Tarife hükümlerine göre gerekli incelemeler yapılıp hukukî yardımın yapıldığı Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelere göre gruplandırılmış ayrıntılı ödeme listeleri geliş tarihi esas alınmak suretiyle en geç on gün içinde hazırlanır ve ekindeki dayanak belgeler ile birlikte soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilir.
(4) Müdafi veya vekil sigortalı olarak çalışmakta ise yanında çalıştığı avukatın, avukatlık bürosu ya da avukatlık ortaklığı şeklinde çalışmakta ise büro veya ortaklığın serbest meslek makbuzunu kullanır.
(5) Cumhuriyet başsavcılığınca listeler ve ekindeki dayanak belgeler incelendikten sonra, müdafi veya vekile ödenmesi gereken Tarifede yazılı meblağ ile varsa zorunlu yol giderlerini de kapsayan toplam ücret, ödeme emri belgesiyle serbest meslek makbuzunu düzenleyenin bildireceği banka hesabına ödenir ve yapılan ödemeler yargılama giderlerinin hesabında dikkate alınmak üzere soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına bildirilir.
(6) Ödeme emri belgeleri, soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca gecikmeksizin düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Geçici ve Son Hükümler
Yürürlük tarihinden öncesine ilişkin uygulama
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) 19/12/2006 tarihi ile bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih arasında Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilmiş müdafi veya vekillere ilişkin hususlarda da bu Yönetmelik hükümleri ile 2007 yılı Tarifesi uygulanır.
(2) (Değişik:RG-21/05/2007-26528) Birinci fıkrada belirtilen döneme ilişkin olarak barolar tarafından hazırlanan ayrıntılı ödeme listeleri ve eki belgelerin Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilmesi üzerine ödeme emri belgeleri gecikmeksizin düzenlenir.
Yürürlük
MADDE 12 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 13 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.
 
Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazetenin
Tarihi
Sayısı
02/03/2007
 
Yönetmelikte Değişiklik Yapan Düzenlemelerin Yayımlandığı Resmî Gazetenin
 
Tarihi
Sayısı
1-
21/05/2007
2-
 
 
29.03.2017 Çarşamba