|
Yakalanan kişi veya sanık soruşturmanın her hal ve derecesinde bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir. Zabıta amir ve memurları tarafından yapılacak ifade alma işlemlerinde, ancak bir müdafii hazır bulunabilir. Cumhuriyet savcılığı işlemlerinde bu sayı üç müdafii geçemez.
Kanuni temsilci varsa o da yakalanan veya sanığa bir müdafi seçebilir.
Polis ve jandarmada yapılan soruşturma da dahil olmak üzere, soruşturmanın her evresinde müdafiin yakalanan kişi veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.
Sorgunun değil soruşturmanın bölünmezliği ilkesi söz konusu olduğu için, müdafiin yakalanan kişi veya sanık yararına, zabıtada ( polis, jandarma) ve cumhuriyet savcılıklarındaki “ifade alma” sırasında sorulan sorulara müdahale etmek, bazı soruların sorulmasına engel olmak veya bazı soruların yanıtlanmasına karşı çıkmak gibi yetkileri vardır.
Yakalanan kişi veya sanık öncelikle kendisine yöneltilen suçun ne olduğunu bilme hakkı vardır.
Yakalanan kişi veya sanığa görevlilerce “ müdafi tayin hakkının bulunduğu, müdafi tayin edebilecek durumda değilse baro tarafından tayin edilecek bir müdafi talep edebileceği ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği” bildirilir.
Yakalanan kişi veya sanığa “ yakınlarından istediğine yakalandığını duyurabileceği” söylenir.
Yakalanan kişi veya sanığın ifade ve sorgusunda, yani zabıta ( polis, jandarma) veya cumhuriyet savcılıklarında ve yargıç sorgulamasında açıklamada bulunmama; SUSMA HAKKI vardır. Kişi bu aşamalarda eğer isterse konuşmayabilir.
Yakalanan kişi veya sanığın ifade alma ve sorgu aşamalarında “ şüpheden kurtulması için “ lehine olan hususlar ile somut delillerin toplanmasını isteme hakkı vardır.
Yakalanan veya sanığın beyanının özgür ifadesine dayanmasını engelleyecek nitelikte, her türlü kötü davranma işkence, zorla ilaç verme, yorma, aldatma, bedensel cebir ve şiddete bulunma, bazı araçlar uygulama, yasalara aykırı çıkar vaat etme gibi müdahaleler yasaktır. Bu yöntemlerle elde edilen ifadeler rızaya dayansa bile delil olarak değerlendirilemez.
Yakalanan kişi veya sanığın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duymayacağı bir ortamda, vekaletname dahi aranmaksızın görüşme hakkı vardır.
Yakalanan kişi veya sanığın müdafii ile yazışmaları denetime tabi tutulamaz.
Duruşma sırasında sanığın eşinin müşavir sıfatıyla bulunmasına izin verilir, dilerse dinlenir
|